HAZRET-İ HÜSEYNİN (as), HAZRET-İ ZEYNEB’İ (as) TESELLİ EDİŞİ

Ali Bin-i Hüseyn (Zeyn’el-Abidin) (as) anlatıyor: Babam; “Ey zaman! Üff!.. Bıktım senin arkadaşlığından!… Senin nice sabah ve akşamlarına sahip ve talip olanlar, ölmüş gitmişlerdir…
Zaten zaman, iyi ve sâlih kişileri tüketmeye doymaz!.. İşler, ancak Celil olan Allah’a rücu eder!….;
Her canlı, ahiret yoluna çekilir-gider!…” diyordu. Bunu, iki-üç kere tekrarlayınca, Babam’ın bununla ne demek istediğini anladım. Hıçkırmağa başladım, göz yaşlarımı tuttum, salmayıp susmayı tercih ettim. Üzerimize bir belanın gelip çattığını anladım. Halam Zeyneb de benim işittiklerimi işitmişti…/… Halam: “Eyvah!.. Gayb oldu, O!… Ne olur ölüm! Beni öldür de, bugün, hayatıma son ver!..;
Anam Fatıma, Babam Ali, Kardeşim Hasan., hepsi öldüler!.. Geriye, artanlar-artıklar kaldı!…” diyordu. Babam Hüseyn (as), ona baktı: “Ey kardeşim! Şeytan, senin usluluğunu gidermesin!” dedi. Halam: “Babam, anam sana feda olsun, ey Eba Abdullah! Ben, kendimi sana feda etmek istiyorum!” dedi. Tasaları geri geldi, gözleri yaşla doldu. Babam, ona: “Geceleyin bağırıp-çağırmayı bıraksan da, biraz yatıp uyusan olmaz mı?” dedi. Halam: “Yazık oldu bana! Demek, sen gasb olundun gittin? Bu, benim kalbimi yaraladı. Çok ağır ve çetin geldi bana!” diyerek, ellerini yüzüne vurmaya.. başladı. En sonunda, bayılıp arkası üzerine yıkıldı. Babam Hüseyn (as), onun yanına vardı, yüzüne su serpti. Ayılınca, ona: “Ey kardeşim! Allah’tan kork! Sen, Allah’ın öğrettiği şekilde musibete katlan: İnna lillah ve inne ileyhi raciun! De… İyi bil ki, yeryüzü halkı hep ölürler, gök halkı kalırlar!…
Yeri, kudretiyle yaratan, yarattıklarını öldükten sonra dirilten, bir ve tek olan Allah‘ın zatından başka her şey yok olucudur! Babam, benden hayırlı idi Annem de benden hayırlı idi. Kardeşim de benden hayırlı idi. Benim için de, onlar için de ve her müslüman için de Resulullah güzel bir örnektir!…./…” (Tarih-i Taberî: 6/239-240’tan naklen, İslam Tarihi/A. Köksal-
Kerbela Faciası: 133-134; İbn’til-Esir (Terc): 4/61-62;…)





