
Tenceredeki suyu kaynatacak kızgınlıktaki kumlar, etkilemiyordu onu. Hacılar uzun bir süre, zâhidin namazını ve duasını bitirmesini beklediler. Hacılardan gönül gözü açık biri, zâhidin ellerinden ve yüzünden abdest suyunun damladığını farketti. Hacı zâhide sordu: ”Buralarda kuyu yok, vaha yok, bu su nereden geliyor?” Zâhid ellerini gökyüzüne kaldırarak, ”Gökten geliyor” demek istedi. Hacılar, ”Ey din sultanı! Bizim sorunumuzu hallet.
Senin halin bize, yakîn imanı versin. Sırlarından bir s ı r göster. Gerçek müslüman olalım” dediler. Zâhid, ”Yâ rabbi! Hacıların duasını kabul et. Yâ rabbi! Rızkınız gökyüzündedir buyurmuştun. Ben rızkımı gökte aramaya çalıştım.
Sen bana göklerden bir kapı aç” diye dua etti. Zâhidin bu yakarışı sırasında, gökyüzünde fil şeklinde bir bulut belirdi. Sonra bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başladı. Hacıların hepsi tulumlarını açarak suyla doldurdular.
Zâhidin duasını ve bu duayı Allah’ın kabul buyurmasını gözleriyle gören hacılar, velîler hakkındaki yanlış düşüncelerini terkettiler.