
Yatıp uyudu. Rüyasında Hızır aleyhisselâmı gördü. Hızır aleyhisselâm, ”Allah’ı zikretmeyi niye terkettin? Zikrullahtan niye pişmanlık duydun?” diye sordu. Adam, ”Yaptığım zikirlere karşılık, bir lebbeyk cevabı gelmedi. Rabbimin kapısından kovulmaktan korkuyorum” diyerek cevapladı. Bunun üzerine Hızır aleyhisselâm,
”Senin Allah demen, bizim buyur kulum dememizdir. Allah’a ulaşmak için, uğraşmaların cezbemizdir. Korku ve aşkın, lutfumuzun kemendidir. Her yâ rabbi deyişinin altında, bizim lebbeykimiz vardır. Gafil Allah diyemez, ona iznimiz yoktur. Zarara uğradığında yalvarıp yakarmaması için, ağzına ve kalbine kilit vururuz.
Allah firavuna dünya mülkünü verdi, fakat bir dert vermedi. Dert dünya mülkünden kıymetlidir” dedi. Allah bir kulunu severse, onu belâya uğratır. O kul belâya sabrederse, Cenâb-ı Hak da onu seçilmiş kullarından yapar (Hadis-i şerif).