
Bu sırada İmam o adamın yanına vardı. “Ben bugün senin acaib bir iş yaptığını gördüm” dedi. Bütün olayları ona söyledi. Ondan açıklama istedi.
O, İmamdın kıyafetine baktı: “Tahmin edersem, sen Cafer ibni Muhammetsin” dedi.
– Evet doğru tahmin ettin Ben Cafer ibni Muhammed im.
– Elbette Resul-i Ekrem (s.a.a)’in çocuklarındansın ve onun soyunun şereflilerindensin. Ama ne yazık ki, bu kadar da cahilsin.
– Benim ne cehaletimi gördün?
– Sorduğun sorular, cehaletinin son haddinde olduğunu gösteriyor. Malum oluyor ki, din işinde basit bir hesabı bile yapamıyorsun ki, bu soruyu soruyorsun. Bilmiyor musun ki, Allah Kuran’da: “Men cae bi’l Haseneti felehu aşru emsaliha, Ve men cae bis-Seyyieti fela yücza illa mislyha” Her iyi iş yapan, on misli mükafat alır buyurmuştur. Yine Kuran’da her kötü işin karşılığında, yalnız bir misli cezası vardır. Bu hesaba göre iki ekmek çaldım iki günah yazıldı. İki nar daha çaldım, iki günah daha oldu. Toplam dört günah etti. Fakat diğer taraftan, o iki ekmek ve narı Allah yolunda verdim. Her birinin karşılığında onar sevap kazandım. Toplam kırk sevabım oldu. Burada çok basit bir hesap, konunun neticesini aydınlatıyor. Dördü kırktan çıkarınca geriye otuz altı kalır. O halde net otuz altı sevabım var. Söylediğim bu basit hesabı anlatmaktan acizsin.
– Allah canını alsın, cahil sensin çünkü kendi hayalinde böyle hesap ediyorsun. Kur’an ayetini işitmedin mi ki, innema yetekabbelullahu mine’l-Muttakin Allah yalnız dindarların amellerini kabul eder. Şimdi çok sade bir hesap, yanlışlarını anlamana kafidir. Sen kendi itirafına göre, dört günah işledin. Ayriyeten halkın malını, sadaka ve ihsan adı altında, başkalarına verdiğin için sevabın yok, aksine her günahına, evvelki, dört günah daha ilave edildi ve toplam sekiz günahın oldu, hiç sevabın yok.
İmam bunu açıkladı ve onu, hayret dolu bakışları kendisine dikilmişken bırakarak gitti.
İmam Sadık (a.s), bu hikayeyi dostlarına naklederken “Böyle cahilce tefsirler ve dini işlerde çirkin yorumlar, önce kendisinin yolunu sapıtmasına, sonra da diğerlerinin yollarını sapıtmaya sebep olur” buyurdu.