{"id":712,"date":"2012-03-21T16:16:07","date_gmt":"2012-03-21T14:16:07","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/cocuk\/\/?p=712"},"modified":"2012-03-21T16:17:44","modified_gmt":"2012-03-21T14:17:44","slug":"selman-farisi-r-a","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/islamidavet.com\/cocuk\/selman-farisi-r-a","title":{"rendered":"Selman Farisi (r.a)"},"content":{"rendered":"<p>SE\u00c7K\u0130N VE ME\u015eHUR SAHABELER&#8217;DEN Selman Farisi (r.a):<br \/>\n\u0130ran as\u0131ll\u0131 olup, \u0130sfahan\u2019\u0131n Cayy kasabas\u0131nda do\u011fmu\u015ftur. Bir rivayete g\u00f6re de do\u011fum yeri R\u00e2meh\u00fcrm\u00fcz\u2019dur. Do\u011fum tarihi hakk\u0131nda bilgi bulunmamaktad\u0131r. Selman (r.a)\u2019\u0131n m\u00fcsl\u00fcman olmadan \u00f6nceki ismi, Mabah b. Buzah\u015fan\u2019d\u0131r. M\u00fcsl\u00fcman olduktan sonra Selman ismini alm\u0131\u015ft\u0131r. K\u00fcnyesi Ebu Abdullah\u2019t\u0131r. Ona nesebi soruldu\u011fu zaman; \u201cBen; Selman b. \u0130slam\u2019\u0131m\u201d demi\u015ftir (\u0130bn Sa\u2019d Tabak\u00e2t\u00fcl K\u00fcbra, Beyrut (t.y.), IV, 75; \u0130bnul-Esir, \u00dcsd\u00fcl-\u011eabe, II, 417; \u0130bn Hacer el-Askalani, rel-\u0130s\u00e2be, Ba\u011fdat (t.y.), ll, 62). Selman (r.a)\u2019\u0131n babas\u0131 Mecusili\u011fe a\u015f\u0131r\u0131 ba\u011fl\u0131 olan bir k\u00f6y a\u011fas\u0131 (Dikhan) olup b\u00fcy\u00fck bir \u00e7iftli\u011fe sahipti. Onun evinde bir ate\u015fgede vard\u0131 ve onda ate\u015fin s\u00f6nmeden s\u00fcrekli yanmas\u0131n\u0131 sa\u011flama i\u015fiyle Selman (r.a) ilgileniyordu. Babas\u0131n\u0131n ona kar\u015f\u0131 olan sevgisi \u00e7ok a\u015f\u0131r\u0131yd\u0131. Bu y\u00fczden onu, kendisine bir zarar gelmesin diye eve kapatm\u0131\u015ft\u0131. Bu arada Selman (ra), Mecusili\u011fin ger\u00e7ek bir din olup olamayaca\u011f\u0131 hakk\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ba\u015flad\u0131. Ancak o kendi deyimiyle, bir k\u00f6le gibi eve hapsedildi\u011finden, d\u0131\u015far\u0131daki olaylardan pek haberdar de\u011fildi ve bu y\u00fczden Mecusili\u011fi di\u011fer dinlerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma imkan\u0131ndan yoksun bulunmaktayd\u0131. Bir ara babas\u0131, i\u015fleri yo\u011funla\u015f\u0131nca onu tarlalardan birisine bakmas\u0131 i\u00e7in g\u00f6ndermek zorunda kald\u0131. \u00d6te taraftan onu, kendisi i\u00e7in her \u015feyden de\u011ferli oldu\u011funu s\u00f6yleyerek i\u015fini bitirince gecikmeden eve d\u00f6nmesi i\u00e7in uyard\u0131. B\u00f6lgede az da olsa Hristiyan bulunmaktayd\u0131. Yola \u00e7\u0131kan Selman (r.a), bir kilisenin yan\u0131ndan ge\u00e7erken, i\u00e7erde ibadet edenlerin durumu dikkatini \u00e7ekti ve i\u00e7eri girerek onlar\u0131 izlemeye ba\u015flad\u0131. O, evde hapsedilmi\u015f oldu\u011fu i\u00e7in bu insanlar\u0131n dini hakk\u0131nda hi\u00e7 bir bilgiye sahip de\u011fildi. Selman (r.a) tarlaya gitmekten vazge\u00e7erek, b\u00fcy\u00fck bir merak i\u00e7erisinde, ak\u015fama kadar orada kalm\u0131\u015f ve bu dinin Mecusilikten daha hay\u0131rl\u0131 oldu\u011fu kanaatine vararak, onlara bu dinin kayna\u011f\u0131n\u0131n nerede oldu\u011funu sormu\u015ftu. Onunla ilgilenen h\u0131ristiyanlar, dinleri hakk\u0131nda onu bilgilendirmi\u015fler ve bu dinlerinin kayna\u011f\u0131n\u0131n Suriye de oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdi. Selman (r.a), eve d\u00f6nmekte gecikince babas\u0131 endi\u015felenmi\u015f ve onu bulmak i\u00e7in adamlar g\u00f6ndermi\u015fti. Eve d\u00f6nen Selman (r.a), ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7en olay\u0131 babas\u0131na anlatt\u0131. Babas\u0131 ise ona, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc dinde hi\u00e7 bir hayr\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve atalar\u0131n\u0131n dininin, kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 dinden daha iyi ve \u00fcst\u00fcn oldu\u011funu s\u00f6yledi. Selman (r.a) babas\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karak, h\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n kendi dinlerinden \u00fcst\u00fcn oldu\u011fu konusunda onunla tart\u0131\u015fmaya ba\u015flad\u0131. Babas\u0131, onun bu durumundan tela\u015fland\u0131 ve ayaklar\u0131ndan ba\u011flayarak onu hapsetti. Selman (r.a), kilisedeki H\u0131ristiyanlarla irtibat kurarak, Suriye taraf\u0131na gidecek bir kervan haz\u0131r oldu\u011fu zaman, kendisine haber vermelerini istedi. B\u00f6yle bir kervan haz\u0131r oldu\u011fu zaman, kendisine verilen haber \u00fczerine evden ka\u00e7t\u0131 ve bu kervana kat\u0131larak Suriyeye gitti. Burada bir rahibin hizmetine girdi ve ondan H\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131n esaslar\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenmeye ba\u015flad\u0131. Ancak bu rahib, k\u00f6t\u00fc bir kimseydi. O, insanlar\u0131 sadaka vermeye te\u015fvik ediyor, fakat toplad\u0131\u011f\u0131 bu sadakalar\u0131 yerlerine sarfetmeyerek kendisi i\u00e7in biriktiriyordu. Bu rahib \u00f6l\u00fcnce, Selman (r.a), onun yerine ge\u00e7en rahibe tabi oldu. Bu kimse z\u00fchd ve takva sahibi bir zatt\u0131. Ona b\u00fcy\u00fck bir sevgiyle ba\u011flanan Selman (r.a), \u00f6l\u00fcm\u00fc yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 zaman; kendisine kimi tavsiye edebilece\u011fini sordu. Rahip ona, tabi olunabilecek tek ki\u015fiyi tan\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131, onun da Musul\u2019da bulundu\u011funu s\u00f6yledi. Selman (r.a), Musul\u2019a gidip, bu kimseye tabi oldu. Onun \u00f6l\u00fcm\u00fc yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 zaman da ondan yine kimin g\u00f6zetimine girmesi gerekti\u011fi hususunda tavsiye istedi. Bu zat ona, \u00fczerinde bulunduklar\u0131 itikadta hi\u00e7 kimseyi tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131n\u0131, ancak, Nusaybin\u2019de bulunan bir \u00e2lime tabi olabilece\u011fini s\u00f6yledi. Selman (r.a) do\u011fruca Nusaybine gitti. Nusaybin\u2019deki rahibin yan\u0131nda bir m\u00fcddet kald\u0131ktan sonra, onun da \u00f6l\u00fcm d\u00f6\u015fe\u011fine yatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6ren Selman (r.a), yine kime uyabilece\u011fini sordu. Bu kimse, ona, uyulabilecek tek bir kimseyi tan\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve onun Rum diyar\u0131nda, Ammuriye\u2019de bulundu\u011funu s\u00f6yledi. O \u00f6l\u00fcnce Selman (r.a), Ammuriye\u2019ye gitti. Ammuriye\u2019de bir m\u00fcddet kald\u0131ktan sonra burada yan\u0131nda kald\u0131\u011f\u0131 rahibin \u00f6l\u00fcm\u00fc yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 zaman ondan da kime tabi olaca\u011f\u0131 konusunda vasiyette bulunmas\u0131n\u0131 istedi. Bu kimse ona, yery\u00fcz\u00fcnde tabi olunabilecek bir kimsenin var oldu\u011funu bilmedi\u011fini s\u00f6yledi ve \u015f\u00f6yle ekledi: \u201cAncak bir peygamberin gelmesi yak\u0131nd\u0131r. O, \u0130br\u00e2him\u2019in dini \u00fczere g\u00f6nderilecek ve kavminin aras\u0131ndan hicret edip, i\u00e7inde hurma bah\u00e7eleri olan iki harra aras\u0131ndaki bir yere gidecektir. Onun peygamber oldu\u011funu belirten al\u00e2metleri vard\u0131r: O, hediye edilen \u015feyleri yer, sadaka olarak hi\u00e7bir \u015feyi kabul etmez. \u0130ki omuzu aras\u0131nda da n\u00fcb\u00fcvvet m\u00fchr\u00fc bulunmaktad\u0131r. G\u00f6r\u00fcnce onu tan\u0131rs\u0131n. O \u00fclkeye gidip ona kat\u0131lmay\u0131 ba\u015farabilece\u011fine inan\u0131yorsan bunu yap\u201d (Ahmed b. Hanbel, V, 442-443; \u0130bn Sa\u2019d, IV, 77-78; \u0130bnul-Es\u00eer, \u00dcsd\u00fcl-\u011e\u00e2be, II, 417-418). Selman (r.a), burada bir m\u00fcddet kald\u0131ktan sonra, Kelb kabilesinden bir t\u00fcccarla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131. Ondan, \u00fclkesi hakk\u0131nda bilgi ald\u0131 ve bahsedilen nebinin bu b\u00f6lgedeki bir yerden \u00e7\u0131kmas\u0131 gerekti\u011fine kanaat getirerek, kendisini bir \u00fccret kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda birlikte g\u00f6t\u00fcrmesini istedi. Selman (r.a)\u2019\u0131n teklifini kabul eden Kelbli Arap onu yan\u0131na alarak Hicaz\u2019a do\u011fru yola \u00e7\u0131kt\u0131. Ancak, Vadil-Kura\u2019ya geldiklerinde bu kimse Selman (r.a)\u2019a ihanet etti ve onu k\u00f6le olarak bir Yahudiye satt\u0131. Vadil-Kura\u2019da hurmal\u0131klar\u0131 g\u00f6ren Selman (r.a), kalbi mutmain olmamakla birlikte, Ammuriye\u2019deki rahibin kendisine tarif etti\u011fi yerin buras\u0131 olmas\u0131n\u0131 arzuluyordu. Vadil-Kura\u2019da bir m\u00fcddet kald\u0131ktan sonra, efendisinin amcas\u0131n\u0131n o\u011flu olan Kureyzao\u011fullar\u0131\u2019ndan bir kimse taraf\u0131ndan sat\u0131n al\u0131narak Medine\u2019ye g\u00f6t\u00fcr\u00fclen Selman (r.a), buray\u0131 g\u00f6r\u00fcnce, hocas\u0131n\u0131n kendisine bahsetti\u011fi beldeye geldi\u011fini anlam\u0131\u015ft\u0131. Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) Mekke\u2019de peygamberlikle g\u00f6revlendirilip Medine\u2019ye hicret edene kadar k\u00f6le olarak hurma bah\u00e7elerinde \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f ve s\u00fcrekli me\u015fgul tutuldu\u011fu ve serbest olarak kimseyle konu\u015famad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, onun varl\u0131\u011f\u0131ndan haberdar olamam\u0131\u015ft\u0131. Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) Kuba\u2019ya geldi\u011fi zaman Yahudiler, Evs ve Hacrec\u2019in ona iman etmesine k\u0131z\u0131yor ve bunu bir t\u00fcrl\u00fc hazmedemiyorlard\u0131. Selman (r.a), hurma bah\u00e7esinde bir a\u011fac\u0131n tepesinde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 s\u0131rada Yahudilerden birisi gelmi\u015f ve a\u011fac\u0131n alt\u0131nda oturan Selman (r.a)\u2019\u0131n sahibine (Evs ve Hacrec\u2019i kastederek); \u201cAllah Benu Kayle\u2019ye l\u00e2net etsin. Vallahi onlar \u015fu anda, Mekke\u2019den bu g\u00fcn gelen bir adam\u0131n etraf\u0131nda toplanm\u0131\u015f bulunuyor ve onun nebi oldu\u011funa inan\u0131yorlar\u201d dedi. Selman (r.a) \u015f\u00f6yle demektedir: \u201cBen kendi kendime; \u201cbu kesinlikle o peygamberdir\u201d dedim. \u00d6yle bir titremeye ba\u015flad\u0131m ki; a\u011fac\u0131n alt\u0131nda duran sahibimin \u00fczerine d\u00fc\u015fece\u011fim korkusuna kap\u0131ld\u0131m. S\u00fcratli \u015fekilde a\u011fa\u00e7tan a\u015fa\u011f\u0131 inip; \u201cNe diyor? Bu haber nedir?\u201d diye sordum. Bunun \u00fczerine efendim bana \u015fiddetli bir yumruk att\u0131 ve; \u201cBundan sana ne! \u0130\u015finin ba\u015f\u0131na d\u00f6n\u201d diye ba\u011f\u0131rd\u0131. Ben ona; \u201cSadece duydu\u011fum bu haberin ne oldu\u011funu anlamak istemi\u015ftim\u201d dedim. Ak\u015fam olunca Selman (r.a), biriktirmi\u015f oldu\u011fu bir miktar yiyece\u011fi alarak, Kuba\u2019da bulunmakta olan Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s)\u2019in yan\u0131na gitti ve ona; \u201cSenin salih bir kimse oldu\u011funu duydum. Yan\u0131n\u0131zda ihtiya\u00e7 sahibi olan arkada\u015flar\u0131n\u0131z var. Sizin halinizi duydu\u011fum zaman, bunlar\u0131 size vermemin daha iyi olaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcm\u201d dedi ve getirdiklerini Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s)\u2019in yan\u0131na koydu. Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s), ashab\u0131na; \u201cYiyin\u201d dedi. Ancak kendisi bunlardan yemedi. Selman (r.a), sadaka kabul etmedi\u011fini g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc zaman kendi kendine; \u201cBu alametlerin biridir\u201d dedi. Daha sonra Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) Medine\u2019ye ge\u00e7ti. Selm\u00e2n (r.a) tekrar bir \u015feyler haz\u0131rlayarak Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s)\u2019in yan\u0131na gitti ve getirdiklerinin sadaka olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, sadece kendisine hediye olarak vermek istedi\u011fini s\u00f6yledi. Onun sahabeleriyle birlikte bunlardan yedi\u011fini g\u00f6r\u00fcnce ikinci alametin de onda var oldu\u011funa kani oldu. Bir zaman sonra Selman (r.a) tekrar Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s)\u2019in yan\u0131na gitti. Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) ashab\u0131yla birlikte oturmaktayd\u0131. O, onlara selam verdikten sonra, Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s)\u2019in etraf\u0131nda dola\u015fmaya ba\u015flad\u0131. Onun, bildi\u011fi bir \u015feyi ara\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlayan Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) ridas\u0131n\u0131 kald\u0131rd\u0131. Selman (r.a), Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s)\u2019in s\u0131rt\u0131ndaki m\u00fchr\u00fc g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc zaman Ammuriye\u2019deki rahibin kendisine bahsetti\u011fi m\u00fchr\u00fcn ayn\u0131s\u0131 oldu\u011funu anlad\u0131 ve onu \u00f6perek a\u011flamaya ba\u015flad\u0131. Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) onu yan\u0131na oturtarak halini sordu. Selman (r.a), oraya ula\u015f\u0131ncaya kadar ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7en olaylar\u0131 anlatt\u0131\u011f\u0131 zaman, Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) ve orada bulunan sahabiler bunu hayretler i\u00e7erisinde dinlemi\u015flerdi (\u0130bn \u0130shak, es-S\u00eere, Ne\u015fr: M. Hamdullah, \u0130stanbul 1981, 66; Ahmed b. Hanbel, V, 442-443; \u0130bn Sa\u2019d, a.g.e., IV, 77-79; \u0130bnul-Es\u00eer, \u00dcsd\u00fcl-\u011eabe, II, 418-419; Muhammed b. Hasan ed-Diyarbekr\u00ee, Tarihul-Hamis, Beyrut (t.y), I, 351-352; Ahmed b. Haf\u0131z el-Hakem\u00ee, el-K\u0131sasul-\u0130sl\u00e2miye, (muhtemelen) Riyad 1976, I,187-189). Selman (r.a), Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s)\u2019e geldi\u011fi zaman Arap\u00e7ay\u0131 meram\u0131n\u0131 anlatacak \u00f6l\u00e7\u00fcde bilmiyordu. Onunla Fars\u00e7ay\u0131 bilen bir terc\u00fcman arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla konu\u015fmu\u015f oldu\u011fu rivayet edilmektedir (Diyarbekr\u00ee, a.g.e., I, 352). Selman (r.a)\u2019\u0131n \u0130sfahan\u2019daki k\u00f6y\u00fcnde ba\u015flayan ve m\u00fcsl\u00fcman olup k\u00f6lelikten kurtuluncaya kadar ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7en bu olaylar\u0131 Ahmed b. Hanbel, \u0130bn Sa\u2019d, \u0130bnul-Esir ve di\u011ferleri, onun kendi anlat\u0131m\u0131yla \u0130bn Abbas\u2019dan rivayet etmektedirler. \u0130bn Sa\u2019d&#8217;\u0131n Kurre el-Kind\u00ee\u2019den nakletti\u011fi ba\u015fka bir rivayette ise Selman (r.a)\u2019\u0131n bu k\u0131ssas\u0131 farkl\u0131 bir \u015fekilde anlat\u0131lmakta ve onun, \u0130slam\u2019a ula\u015fan yolculu\u011fu esnas\u0131nda, h\u0131ristiyan hocalar\u0131n vasiyetleriyle, H\u0131ms\u2019a gitti\u011fi; yine buradan tavsiye \u00fczerine Kud\u00fcse ula\u015ft\u0131\u011f\u0131; burada kendisine tarif edilen zat\u0131 bulup ondan ilim tahsil etti\u011fi; bu kimsenin ona son peygamberin \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131 yer ve \u00f6nceki rivayetlerde ge\u00e7en alametleri bildirmesi \u00fczerine Hicaz\u2019a do\u011fru hareket etti\u011fi ve sonunda Araplardan bir topluluk taraf\u0131ndan k\u00f6le edilip Medine\u2019de bir kad\u0131na sat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 nakledilmektedir (\u0130bn Sa\u2019d, a.g.e., IV, 71-72; di\u011fer rivayetler i\u00e7in bk. el-H\u00e2kim, el-M\u00fcstedrek, Beyrut (t.y.), III, 598, vd.). \u0130bnul-Hacer, Selman (r.a)\u2019\u0131n m\u00fcsl\u00fcman olana kadar hakk\u0131nda nakledilen k\u0131ssalar\u0131n birbiriyle farkl\u0131l\u0131klar arzetti\u011fini, bunlar\u0131n aras\u0131n\u0131 telif etmenin g\u00fc\u00e7 oldu\u011funu s\u00f6ylemektedir (Askalan\u00ee, a.g.e., II, 62). Selman (r.a), Hicret\u2019in be\u015finci y\u0131l\u0131na kadar k\u00f6le olarak ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. Bundan dolay\u0131 o, Hendek sava\u015f\u0131ndan \u00f6nceki gazalara i\u015ftirak edemedi. Uhud sava\u015f\u0131 \u00f6ncesinde Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) ona, efendisiyle m\u00fck\u00e2tebede bulunmas\u0131n\u0131 s\u00f6yledi. Selman (r.a), bunun \u00fczerine efendisine giderek onunla, \u00fc\u00e7y\u00fcz hurma fidan\u0131 temin edip dikmek ve k\u0131rk uk\u0131ye (1600 y\u00fcz dirhem) alt\u0131n vermek \u015fart\u0131yla anla\u015ft\u0131. Bunun \u00fczerine Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s), Sahabilere: \u201cKarde\u015finize yard\u0131m edin \u201d dedi. Sahabiler g\u00fc\u00e7leri miktar\u0131nca fidan temin ederek \u00fc\u00e7 y\u00fcz tane fidan\u0131 ona verdiler. Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s), ona: \u201cSelman, git \u00e7ukurlar\u0131n\u0131 kaz. Dikmeye s\u0131ra geldi\u011fi zaman onlar\u0131 sen dikme, bana haber ver. Onlar\u0131 kendi ellerimle yerlerine koyay\u0131m\u201ddedi. Selman (r.a), \u00e7ukurlar\u0131n kaz\u0131lma i\u015fini Sahab\u00eelerin yard\u0131m\u0131yla bitirdi. Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s), bah\u00e7eye giderek b\u00fct\u00fcn fidanlar\u0131 yerine koydu. Bu fidanlardan hi\u00e7 bir tanesi kurumam\u0131\u015ft\u0131. Daha sonra, Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) Selman (r.a)\u2019\u0131 yan\u0131na \u00e7a\u011f\u0131rarak, efendisine \u00f6demesi gereken k\u0131rk uk\u0131ye alt\u0131n\u0131 \u00f6demesi i\u00e7in ona yumurta b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcnde bir alt\u0131n k\u00fcl\u00e7esi verdi. Selman (r.a): \u201cBu benim \u00f6demem gereken miktar\u0131 nas\u0131l kar\u015f\u0131lar ya Rasulallah?\u201d demekten kendini alamad\u0131. Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) ona, Ey Selman! Allah onunla senin borcunu kar\u015f\u0131layacakt\u0131r\u201d dedi. Selman (r.a) \u015f\u00f6yle demektedir: \u201cNefsim elinde olan Allah\u2019a yemin ederim ki, onunla k\u0131rk ukiyelik \u00f6demem gereken miktar\u0131 \u00f6dedim\u201d. Art\u0131k b\u00f6ylece Selman (r.a) h\u00fcrriyetine kavu\u015fmu\u015f oluyordu (Ahmed b. Hanbel, V, 443-444; \u0130bn Sa\u2019d, a.g.e., IV, 79-80; Diyarbekri, I, 468; \u0130bn\u00fcl-Es\u00eer, \u00dcsd\u00fc\u2019l-\u011eabe, II, 419; onun azad edilmesi hakk\u0131nda de\u011fi\u015fik rivayetler i\u00e7in bk. Diyarbekr\u00ee, a.g.e., I, 469). Selman (r.a)\u2019\u0131n kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ilk sava\u015f Hendek sava\u015f\u0131d\u0131r. M\u00fc\u015frikler, m\u00fcttefiklerle birlikte olu\u015fturduklar\u0131 on bin ki\u015filik bir orduyla birlikte Medine\u2019ye do\u011fru harekete ge\u00e7tikleri zaman, Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s), \u015fehir i\u00e7inde kalarak bir savunma sava\u015f\u0131 vermeyi kararla\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Ancak, Medine\u2019nin \u00e7evresinde d\u00fc\u015fman\u0131n \u015fehre giri\u015fini engelleyecek her hangi bir sur yoktu. Bu durum \u015fehrin savunulmas\u0131n\u0131 olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7le\u015ftiriyordu. Yap\u0131lan isti\u015fareler esnas\u0131nda Selman (r.a), Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s)\u2019e, \u201cEy Allah\u2019\u0131n Ras\u00fbl\u00fc! Biz \u0130randa muhasara edildi\u011fimiz zaman \u015fehrin etraf\u0131nda bir hendek kazarak kendimizi savunurduk\u201d deyip h\u00fccuma a\u00e7\u0131k b\u00f6lgede bir hendek kaz\u0131lmas\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc (Taberi, Tarih, II, 566). Bu g\u00f6r\u00fc\u015f Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) taraf\u0131ndan uygun bulunmu\u015f ve derhal hende\u011fin kaz\u0131lmas\u0131 i\u00e7in faaliyete ge\u00e7ilmi\u015fti. Selman (r.a), kuvvetli bir kimseydi ve kaz\u0131 i\u015finde olduk\u00e7a verimli \u00e7al\u0131\u015fmaktayd\u0131. Ensar grubu, Selman (r.a)\u2019\u0131 sahiplenerek, \u201cSelman bizdendir\u201d dediler. Bunun \u00fczerine muhacirler; \u201cHay\u0131r Selman bizdendir\u201d demeye ba\u015flad\u0131lar. Bunu duyan Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s); \u201cSelman bizdendir. O ehl-i beytimdendir\u201d diyerek onu ehl-i beytine dahil etmi\u015ftir (Taberi, ayn\u0131 yer; \u0130bn Sa\u2019d, a.g.e., IV, 83). Selman (r.a), daha sonraki b\u00fct\u00fcn sava\u015flarda Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) ile birlikte bulunmu\u015ftur. Mekkeli m\u00fc\u015frikler, Medine \u00f6nlerine geldikleri zaman \u015fehirle aralar\u0131ndaki hende\u011fi g\u00f6rd\u00fcklerinde \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015flard\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc Araplar daha \u00f6nce b\u00f6yle bir savunma usul\u00fcnden habersizdiler. M\u00fc\u015frikler, bu hende\u011fi ge\u00e7meyi denedilerse de ba\u015faramad\u0131lar. Sava\u015f\u0131n kazan\u0131lmas\u0131nda hende\u011fin rol\u00fc o kadar b\u00fcy\u00fck olmu\u015ftur ki, bundan dolay\u0131 Hendek sava\u015f\u0131 olarak adland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Selman (r.a), Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s)\u2019in yan\u0131ndan vefat edinceye kadar ayr\u0131lmad\u0131. Hz. Ebu Bekir (r.a)\u2019\u0131n Halifeli\u011fi zaman\u0131nda da Medine\u2019de bulunmu\u015ftur. \u00d6mer (r.a) devrinde \u0130sl\u00e2m ordusu \u0130ran\u2019\u0131n fethi i\u00e7in harekete ge\u00e7ti\u011fi zaman Selman (r.a) da bu orduya kat\u0131ld\u0131. Selman (r.a) \u0130ran as\u0131ll\u0131yd\u0131. Bundan dolay\u0131 d\u00fc\u015fman ordusunun durumunu \u00e7ok iyi biliyordu. Ayr\u0131ca Farslar\u0131n \u0130sl\u00e2m dinini kabul ederek dalaletten kurtulmalar\u0131n\u0131 \u015fiddetle arzulamaktayd\u0131. \u0130ranl\u0131lar, Kadisi\u2019ye yenilgisinden sonra Medain\u2019de toplanm\u0131\u015flard\u0131. M\u00fcsl\u00fcmanlar Dicle nehrinin kenar\u0131na geldikleri zaman, kar\u015f\u0131ya ge\u00e7mek i\u00e7in hi\u00e7 bir \u015fey bulamad\u0131lar. Sa\u2019d b. Ebi Vakkas, kar\u015f\u0131 sahile bir \u00f6nc\u00fc birli\u011fi g\u00f6nderip ge\u00e7i\u015f g\u00fcvenli\u011fini sa\u011flad\u0131ktan sonra, b\u00fct\u00fcn orduya nehri ge\u00e7me emrini verdi. Ordu topluca, sular\u0131 kabarm\u0131\u015f bir \u015fekilde akan Dicle nehrine dald\u0131. Sa\u2019d (r.a)\u2019in yan\u0131nda Selman (r.a) bulunmaktayd\u0131. Sa\u2019d (r.a), dua ediyor ve Allah Te\u00e2l\u00e2\u2019n\u0131n dostlar\u0131na yard\u0131m edece\u011fini, dinini \u00fcst\u00fcn k\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 ve Allah Te\u00e2l\u00e2\u2019ya isyan eden bir toplulu\u011fun iyili\u011fe (\u0130sl\u00e2m\u2019a) galebe \u00e7alamayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyordu. Nehrin ortas\u0131nda olduk\u00e7a heyecanl\u0131 bir halde bulunan Sa\u2019d (r.a)\u2019a, Selman (r.a) \u015f\u00f6yle demekteydi: \u201c\u0130sl\u00e2m yepyenidir. Allah, karalar\u0131 nas\u0131l m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n emrine vermi\u015fse, denizleri de onlar\u0131n emrine verecek g\u00fc\u00e7tedir. Allah\u2019a yemin ederim ki m\u00fcsl\u00fcmanlar nehre nas\u0131l ak\u0131n ak\u0131n girmi\u015flerse nehirden \u00f6ylece ak\u0131n ak\u0131n \u00e7\u0131kacaklard\u0131r\u201d. Ger\u00e7ekten Selman (r.a)\u2019\u0131n dedi\u011fi olmu\u015f ve m\u00fcsl\u00fcman ordusu hi\u00e7 kay\u0131p vermeden kar\u015f\u0131 k\u0131y\u0131ya ge\u00e7mi\u015fti (Taberi, Tarih, IV, 11-12; \u0130bnul-Es\u00eer, el-K\u00e2mil fi\u2019t-Tarih, II, 511-512). \u0130ranl\u0131 askerler deh\u015fet i\u00e7erisinde, onlar\u0131n nehri ge\u00e7i\u015flerine bak\u0131yorlar ve kendi kendilerine; \u201c\u015eeytanlar geliyor. Vallahi bizim sava\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu topluluk cinlerden ba\u015fkalar\u0131 de\u011fildir\u201d demekteydiler (Taberi, II, 514). \u0130ranl\u0131 askerler ka\u00e7arak Kisra\u2019n\u0131n saray\u0131na s\u0131\u011f\u0131n\u0131p direnmeye devam ettiler. Buraya g\u00f6nderilen \u00f6nc\u00fc birli\u011finin komutan\u0131 Selman (r.a)\u2019d\u0131. O, surun \u00f6n\u00fcne geldi\u011fi zaman, \u0130slam\u0131n emretti\u011fi \u015fekilde onlar\u0131 \u00fc\u00e7 defa m\u00fcsl\u00fcman olmaya, kabul etmezlerse cizye \u00f6demeye davet etti. Selman (r.a) onlara \u015f\u00f6yle diyordu: \u201cBen de aslen sizden biriyim. Size ac\u0131yor ve yumu\u015fak davran\u0131yorum. E\u011fer m\u00fcsl\u00fcman olursan\u0131z bizim karde\u015flerimiz olarak ayn\u0131 haklara sahip olursunuz. Bunu kabul etmez, dininiz de kalmak isterseniz, bize itaat ederek cizye \u00f6dersiniz. Bunu da kabul etmezseniz, di\u011ferleri gibi sizinle sava\u015f\u0131r\u0131z\u201d (Taberi, a.g.e., IV,14). Selman (r.a), meselenin Araplar\u0131n Acemlere h\u00e2kimiyeti meselesi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 onlara anlatabilmek i\u00e7in, \u201cSizden biri oldu\u011fum halde Araplar bana itaat ediyor\u201d diyerek (\u0130bn Hanbel, V, 444) ikna etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. Selman (r.a) ilk iki \u015fart\u0131 kabul etmemeleri \u00fczerine onlara \u00fc\u00e7 g\u00fcn d\u00fc\u015f\u00fcnmeleri i\u00e7in m\u00fchlet verdi. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc g\u00fcn sarayda bulunan askerler teslim olmay\u0131 kabul ettiler ve b\u00f6ylece Kisra\u2019n\u0131n muhte\u015fem saray\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n eline ge\u00e7mi\u015f oldu (Taberi, a.g.e., IV). Daha \u00f6nce Behuresirdekileri de o \u0130sl\u00e2m\u2019a davet etmi\u015fti. Ancak buradakiler, cizye vermeyi de reddedince sava\u015f\u0131larak ma\u011flup edilmi\u015flerdi (Taberi, ayn\u0131 yer). Sa\u2019d (r.a) Med\u00e2in\u2019de karargah kurmu\u015ftu. Ancak buran\u0131n havas\u0131, \u0130sl\u00e2m askerlerine iyi gelmemi\u015f, iklim de\u011fi\u015fikli\u011finden dolay\u0131 y\u00fczlerinin renkleri de\u011fi\u015fmi\u015fti. Bu durumu \u00f6\u011frenen \u00d6mer (r.a), Sa\u2019d&#8217;a haber g\u00f6ndererek, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ya\u015famalar\u0131na uygun bir yer tesbit edilmesi i\u00e7in Selman (r.a) ile Huzeyfe (r.a)\u2019\u0131 g\u00f6revlendirmesini istedi. Bu yer ile Medine aras\u0131nda ula\u015f\u0131m kolayl\u0131\u011f\u0131n\u0131 engelleyecek bir nehrin bulunmamas\u0131n\u0131 \u00f6zellikle vurgulad\u0131. B\u00f6lgede ara\u015ft\u0131rmalarda bulunan Selman (r.a) ve Huzeyfe (r.a), sonunda Kufe \u00fczerinde karar k\u0131ld\u0131lar ve burada ordugah \u015fehri in\u015fa edildi (17\/638) (Taberi, a.g.e., IV, 40-41; \u0130bnul-Esir, el-Kamil fit-Tarih, II, 527-528). Selman (r.a) \u0130ran\u2019\u0131n fethi i\u00e7in devam eden asker\u00ee harek\u00e2tlarda aktif olarak rol alm\u0131\u015ft\u0131r (Taberi, IV, 305; \u0130bnul-Esir, el-K\u00e2mil fit-Tarih, III, 132). Selman (r.a), Hz. \u00d6mer (r.a) d\u00f6neminde Med\u00e2in valili\u011finde bulunmu\u015ftur. Selman (r.a), Hicri 36 y\u0131l\u0131nda Medain\u2019de vefat etmi\u015ftir (\u0130bnul-\u0130mad, \u015eezer\u00e2tu\u2019z-Zeheb, I, 44; \u0130bn Hacer, a.g.e., II, 63; \u0130bnul-Es\u00eer, Tarih, III, 287; \u0130bn Sa\u2019d, a.g.e., VI,17). Ancak onun \u00f6l\u00fcm tarihi hakk\u0131nda farkl\u0131 rivayetler bulunmaktad\u0131r. Hz. Osman (r.a)\u2019\u0131n hilafetinin sonlar\u0131na do\u011fru, (35) veya 37 y\u0131l\u0131nda vefat etti\u011fi rivayet edilmekte; hatt\u00e2 Hz. \u00d6mer zaman\u0131nda \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fc de s\u00f6ylemektedir (\u0130bnul-Es\u00eer, \u00dcsd\u00fc\u2019l-\u011eabe, II, 421). \u0130bn Hacer, onun \u00f6l\u00fcm\u00fc ile ilgili farkl\u0131 tarihleri verdikten sonra, Enes (r.a)\u2019den, \u0130bn Mes\u2019ud\u2019un, \u00f6l\u00fcm d\u00f6\u015fe\u011findeki Selman (r.a)\u2019\u0131 ziyaret etti\u011fi \u015feklindeki rivayeti delil alarak, \u0130bn Mes\u2019ud\u2019un 34. y\u0131ldan \u00f6nce vefat etti\u011fini, dolay\u0131s\u0131yla Selman (r.a)\u2019\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn 33. veya 32. y\u0131l\u0131nda olmas\u0131 gerekti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrmektedir (\u0130bn Hacer, a.g.e., II, 63). Onun iki y\u00fcz elli ile \u00fc\u00e7 y\u00fcz elli sene ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u015feklinde rivayetler bulunmakta ve raviler iki y\u00fcz elli sene ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u015f\u00fcphe g\u00f6t\u00fcrmez oldu\u011funu s\u00f6ylemektedirler (el-Askalan\u00ee, a.g.e., II, 62; \u0130bnul-Es\u00eer, Tarih, II, 287; \u00dcsd\u00fcl-\u011eabe, 421). \u0130bn Hacer, Zeheb\u00ee\u2019nin rivayetlerini de\u011ferlendirdikten sonra, onun ancak seksen y\u0131l kadar ya\u015fam\u0131\u015f olabilece\u011fi kanaatine vard\u0131\u011f\u0131n\u0131 nakletmektedir (\u0130bn Hacer, ayn\u0131 yer) ki, ger\u00e7e\u011fe yak\u0131n olan da budur. Selman (r.a)\u2019\u0131n mezar\u0131, Ba\u011fdad\u2019\u0131n 30 km do\u011fusunda Medain harabeleri civar\u0131ndan akan Deyale \u0131rma\u011f\u0131n\u0131n kenar\u0131ndad\u0131r. Onun bulundu\u011fu yer Selman-\u0131 Pak (temiz Selman) olarak isimlendirilmi\u015ftir. Onun mezar\u0131n\u0131n i\u00e7inde bulundu\u011fu cami IV. Murad taraf\u0131ndan tamir ettirilmi\u015ftir. Selman (r.a), ilim, fazilet ve z\u00fchd bak\u0131m\u0131ndan Ashab\u0131n en \u00f6nde gelen simalar\u0131ndan birisi olup, Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s)\u2019e yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131yla tan\u0131nmaktad\u0131r. Hz. Ai\u015fe (r.an), \u015f\u00f6yle demektedir: \u201cBir \u00e7ok geceler Selman (r.a) Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) ile yaln\u0131z kal\u0131rlard\u0131. Bu beraberlik o kadar s\u00fcrerdi ki Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) han\u0131mlar\u0131ndan birinin yan\u0131na bile girmezdi\u201d (\u0130bnul-Esir, \u00dcsd\u00fcl-\u011eabe, II, 420). Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s), Hendek sava\u015f\u0131 esnas\u0131nda onun ehl-i beytinden oldu\u011funu il\u00e2n etmi\u015fti. Hz. Ali (r.a) onun hakk\u0131nda; \u201cOna evvelkilerin ve sonrakilerin ilmi verilmi\u015ftir. Onda bulunan bu ilme ula\u015f\u0131lamaz\u201d demi\u015ftir. Ba\u015fka bir zaman da: \u201cO bizim ehl-i beytimizdendir. Aran\u0131zdaki konumu Lokman Hekim gibidir. \u0130lk ve son kitab\u0131 okumu\u015ftur. Sonu olmayan bir denizdir\u201d demi\u015ftir. Muaz (r.a) kendisine gelenlere ilmi, aralar\u0131nda Selman (r.a)\u2019\u0131n da bulundu\u011fu d\u00f6rt ki\u015fiden talep etmelerini s\u00f6ylemi\u015ftir. Onun ilmi hakk\u0131nda yap\u0131lan \u00f6vg\u00fcler Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s)\u2019in s\u00f6yledi\u011fi; \u201cSelman ilme doyuruldu\u201d (\u0130bn Sa\u2019d, a.g.e., IV, 85). S\u00f6z\u00fcne dayand\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. Selman (r.a), Ebu Derd\u00e2\u2019 (r.a)\u2019\u0131n gece boyu namaz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve s\u00fcrekli oru\u00e7 tuttu\u011funu g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc zaman onu bundan al\u0131koyup haz\u0131rlanan yemekten yiyerek orucunu bozmas\u0131 konusunda \u0131srar etmi\u015f ve ona; \u201c\u00dczerinde g\u00f6z\u00fcn\u00fcn hakk\u0131 vard\u0131r, ailenin hakk\u0131 vard\u0131r. Bazen oru\u00e7 tut, bazen tutma; bazen namaz k\u0131l, bazan ara ver\u201d (bunlar\u0131 nafile olan ibadetleri i\u00e7in s\u00f6ylemi\u015ftir). Ebu\u2019d-Derd\u00e2\u2019 bu durumu Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s)\u2019e iletti\u011fi zaman o; \u201cSelman senden daha \u00e2limdir\u201d dedi ve bunu \u00fc\u00e7 kere tekrarlad\u0131 (\u0130bn Sa\u2019d, a.g.e., IV, 85-86). Hz. \u00d6mer (r.a), ona b\u00fcy\u00fck bir sayg\u0131 g\u00f6sterirdi. \u00dcmmetin idaresinin sorumlulu\u011fu alt\u0131nda ezilen \u00d6mer (r.a), duydu\u011fu bir endi\u015fesini dile getirerek Selman (r.a)\u2019a \u015f\u00f6yle sormu\u015ftu: \u201cBen bir melik (kral) miyim, yoksa halife miyim?\u201d. Selman (r.a) ona \u015f\u00f6yle kar\u015f\u0131l\u0131k verdi; \u201cE\u011fer sen m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n topra\u011f\u0131ndan bir dirhemden az veya fazla bir para al\u0131r, sonra onu, haks\u0131z bir \u015fekilde sarfedersen, sen halife olmay\u0131p bir melik olursun\u201d (Taberi, a.g.e., IV, 211; \u0130bnu\u2019l-Esir, Tarih, III, 59). Hz. \u00d6mer (r.a), fey gelirlerini taksim ederken, Selman (r.a)\u2019a d\u00f6rt bin dirhem hisse ay\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Baz\u0131 kimseler, \u201cHalifenin o\u011flu (Abdullah) \u00fc\u00e7 bin be\u015fy\u00fcz dirhem al\u0131yor, bu Farsl\u0131 ise d\u00f6rt bin dirhem al\u0131yor\u201d diyerek bu durumu garipsemi\u015flerdi. Oradakiler: \u201cSelman, Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) ile Abdullah\u2019\u0131n kat\u0131lmam\u0131\u015f oldu\u011fu bir \u00e7ok sava\u015fa kat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r\u201d diyerek cevaplad\u0131lar (\u0130bn Sa\u2019d, IV, 86). Ba\u015fka bir rivayette, \u00d6mer (r.a), Fey gelirlerinden m\u00fcsl\u00fcmanlara maa\u015f ba\u011flamak i\u00e7in Divanul-At\u00e2\u2019y\u0131 tesis etti\u011fi zaman, Sahabiler i\u00e7in \u0130sl\u00e2m\u2019daki \u00f6ncelikleri ve kat\u0131ld\u0131klar\u0131 sava\u015flar\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne alarak bir grupland\u0131rma yapt\u0131\u011f\u0131; Selman (r.a)\u2019\u0131, Hasan (r.a), H\u00fcseyin (r.a) ve Ebu Zer ile birlikte olmad\u0131klar\u0131 halde Bedir ehlinden sayarak alacaklar\u0131 miktar\u0131 be\u015f bin dirhem olarak kararla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bildirilmektedir (Taberi, a.g.e., III, 614). Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: \u201cCennet \u00fc\u00e7 ki\u015fiyi \u00f6zler. Ali, Ammar ve Selman\u201d (Tirmizi, Men\u00e2k\u0131b, 34). Selman (r.a), son derece m\u00fctevazi ve kanaatkar bir hayat ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. O, Medain\u2019de vali bulundu\u011fu ve \u00e7o\u011fu devlet memurlar\u0131ndan fazla gelire sahip oldu\u011fu halde g\u00fcnl\u00fck ya\u015fam\u0131, son , derece sadeydi. O, k\u00f6le oldu\u011fu zaman nas\u0131l giyinir ve nas\u0131l gezerdiyse Medain valisi oldu\u011fu zaman da ayn\u0131 hal \u00fczere devam etmi\u015fti. O, eline ge\u00e7en paray\u0131 tasadduk eder ve kendi eme\u011fiyle \u00fcretti\u011fi \u015feylerden ba\u015fkas\u0131n\u0131 yemezdi. Tan\u0131mayan birisinin, onun vali oldu\u011funu anlamas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildi. Medain sokaklar\u0131nda y\u00fcr\u00fcrken Suriye taraf\u0131ndan gelen bir t\u00fcccar, \u00fczerinde alelade bir aba ile g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc Selman\u2019\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rarak y\u00fcklerini ta\u015f\u0131mas\u0131n\u0131 istedi. O, hi\u00e7 teredd\u00fct etmeden y\u00fckleri s\u0131rt\u0131na ald\u0131 ve adamla birlikte y\u00fcr\u00fcmeye ba\u015flad\u0131. Onu bu halde g\u00f6renler, \u201cBu validir\u201d dediklerinde adam; \u201cSeni tan\u0131m\u0131yordum\u201d diyerek \u00f6z\u00fcr diledi. Selman (r.a) ona, \u201cHay\u0131r bunlar\u0131 evine kadar g\u00f6t\u00fcrece\u011fim\u201d diyerek yoluna devam etti (\u0130bn Sa\u2019d, a.g.e., IV, 88; buna benzer di\u011fer bir olay i\u00e7in bk. ayn\u0131 yer). Baz\u0131 kimselerin giyiminden dolay\u0131 kendisine dil uzatmalar\u0131 ve hafife almalar\u0131na kar\u015f\u0131 hi\u00e7 bir tepki g\u00f6stermemi\u015ftir. Bir defas\u0131nda iki gen\u00e7 asker yan\u0131ndan ge\u00e7erlerken, onu g\u00f6stererek; \u201cEmiriniz budur\u201d diyerek g\u00fcl\u00fcyorlard\u0131. Selman (r.a)\u2019\u0131n yan\u0131ndaki adam ona, \u201cEy Ebu Abdullah! \u015eunlar\u0131n ne dedi\u011fini g\u00f6r\u00fcyor musun?\u201d dedi. Selman (r.a) ona \u015f\u00f6yle dedi: \u201cOnlar\u0131 b\u0131rak. Hay\u0131r ve \u015fer bu g\u00fcnden sonrad\u0131r. E\u011fer toprak yemeyi becerebilirsen onu ye de, iki ki\u015fiye dahi olsa emir olmaktan ka\u00e7\u0131n. Mazlumun ve s\u0131k\u0131\u015f\u0131k durumdaki kimselerin duas\u0131ndan sak\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n dualar\u0131 ile Allah Te\u00e2l\u00e2 aras\u0131nda perde yoktur\u201d (\u0130bn Sa\u2019d, a.g.e., IV, 87-88). Selman (r.a) \u00e7ok c\u00f6mert bir ki\u015fili\u011fe sahipti. Eline ge\u00e7en her \u015feyi fakirlere b\u00f6l\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcrd\u00fc (\u0130bnul-Es\u00eer, \u00dcsd\u00fcl-\u011e\u00e2be, II, 420). O, hi\u00e7bir zaman sadaka kabul etmemi\u015ftir. \u00c7o\u011fu zaman eline ge\u00e7en parayla hemen et al\u0131r ve onu pi\u015firerek, hadis ehlini \u00e7a\u011f\u0131r\u0131r ve birlikte yerlerdi (\u0130bn Sa\u2019d, IV, 9). Selman (r.a), \u00f6l\u00fcm d\u00f6\u015fe\u011fine yatt\u0131\u011f\u0131 zaman, ziyaretine giden Medain valisi Sa\u2019d b. Malik ve Sa\u2019d b. Mes\u2019ud onu a\u011flarken buldular. Neden a\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 sorduklar\u0131nda o \u015f\u00f6yle cevap vermi\u015fti: \u201cRas\u00fbl\u00fcllah (s.a.s) bizden bir ahid ald\u0131. Hi\u00e7 birimiz onu koruyamad\u0131k. O bize \u015f\u00f6yle demi\u015fti: \u201cSizin d\u00fcnyadaki ge\u00e7imlili\u011finiz bir yolcunun az\u0131\u011f\u0131 kadar olsun \u201c. Onun ilmi ve takvas\u0131 di\u011fer sahabileri de etkilemekteydi. Zira onu ziyarete giden Sa\u2019d b. Ebi Vakkas, kendisine nas\u0131l davranmas\u0131 gerekti\u011fi \u015feklinde tavsiyede bulunmas\u0131n\u0131 istemi\u015fti (\u0130bn Sa\u2019d, a.g.e., IV, 90-91). Selman (r.a), s\u0131k sa\u00e7l\u0131, uzun boylu bir kimseydi. Onun Med\u00e2in\u2019de Bukeyre ad\u0131nda bir han\u0131m\u0131 vard\u0131 (\u0130bn Sa\u2019d, IV, 92). Selman (r.a), Medine\u2019deyken Hz. \u00d6mer (r.a)\u2019in k\u0131z\u0131n\u0131 ondan istedi\u011fi, fakat, Amr b. el-\u00c2s\u2019\u0131n bu konuda Selman (r.a)\u2019\u0131 k\u0131zd\u0131rmas\u0131 \u00fczerine bundan vazge\u00e7ti\u011fi nakledilmektedir (\u0130bn Abd\u0131rrabbih, Ikdu\u2019l-Ferid, Beyrut 1949, VI, 90). Ancak onun ailesi hakk\u0131nda a\u00e7\u0131k rivayetler bulunmamaktad\u0131r. Sufiler, Selman (r.a)\u2019\u0131 Ashabul-Suffe ile birlikte tasavvufun kurucular\u0131ndan biri olarak kabul ederler. Bir \u00e7ok tarikat silsilesi ona dayand\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. O, Ras\u00fbl\u00fcllah (s.a.s)\u2019in berberli\u011fini yapt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in Futuvvet te\u015fkilat\u0131na ba\u011fl\u0131 berberlerin piri olarak kabul edilmekteydi. Selman (r.a)\u2019\u0131n sahip oldu\u011fu hakl\u0131 \u015f\u00f6hreti, b\u00fct\u00fcn m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ona kar\u015f\u0131 i\u00e7ten bir sevgi duymalar\u0131na sebep olmu\u015ftur. S\u00fcnn\u00ee m\u00fcsl\u00fcmanlar onun ad\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck bir sevgiyle anarlar. Ehli beytten say\u0131lmas\u0131, \u015eiilerin ona kar\u015f\u0131 farkl\u0131 bir ilgi g\u00f6stermelerine sebep olmu\u015ftur. Hacdan d\u00f6nen \u015eiiler Kerbela\u2019dan sonra onun mezar\u0131n\u0131 ziyaret etmeyi ihmal etmezler. Ayr\u0131ca, \u015eiiler, Hz. Ali ve Ehli Beyt hakk\u0131ntla rivayet olunan hadislerin \u00e7o\u011funu ona isnad ederler. Gulat-\u0131 \u015eia ekollerinde ise o, ilah\u00ee sudur s\u0131ras\u0131nda Ali (r.a)\u2019den hemen sonra yer al\u0131r. Nusayriler ise onu, \u00fc\u00e7 gizli harften biri kabul ederler. Nusayrili\u011fin teslis akidesini ifade eden ayn, mim ve sin harflerinden ayn Ali\u2019yi, mim Muhammed (s.a.s)\u2019i, sin ise Selman\u2019\u0131 ifade eder. Mana (Ali), ism (Muhammed) bab ise Selman\u2019d\u0131r. Buna g\u00f6re o Nusayr\u00ee teslis akidesinin kap\u0131s\u0131 (bab) olup, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc had\u2019d\u0131r. Durz\u00eeler ise, Kur\u2019an\u2019\u0131n Selman\u2019a vahyolundu\u011funa, Peygamberin Kur\u2019an\u2019\u0131 ondan ald\u0131\u011f\u0131na inanmaktad\u0131rlar. Bu ekoller, olu\u015fturduklar\u0131 inan\u00e7 sistemlerinde di\u011fer bir ka\u00e7 sahabi ile birlikte Selman (r.a)\u2019\u0131 temel unsur olarak kullanm\u0131\u015flar ve ona \u00e7e\u015fitli fonksiyonlar y\u00fcklemi\u015flerdir. Bu mezheplerin ger\u00e7ekte mutedil \u015eia ile alakalar\u0131 yoktur. Zira muhtev\u00e2lar\u0131ndaki inan\u00e7 prensipleri g\u00f6z\u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 zaman \u0130slam\u00ee \u015fahsiyetlerin isimlerini kullanarak putperest bir inan\u00e7 sistemi meydana getirdikleri g\u00f6r\u00fclecektir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>SE\u00c7K\u0130N VE ME\u015eHUR SAHABELER&#8217;DEN Selman Farisi (r.a): \u0130ran as\u0131ll\u0131 olup, \u0130sfahan\u2019\u0131n Cayy kasabas\u0131nda do\u011fmu\u015ftur. Bir rivayete g\u00f6re de do\u011fum yeri R\u00e2meh\u00fcrm\u00fcz\u2019dur. Do\u011fum tarihi hakk\u0131nda bilgi bulunmamaktad\u0131r. Selman (r.a)\u2019\u0131n m\u00fcsl\u00fcman olmadan \u00f6nceki ismi, Mabah b. Buzah\u015fan\u2019d\u0131r. M\u00fcsl\u00fcman olduktan sonra Selman ismini alm\u0131\u015ft\u0131r. K\u00fcnyesi Ebu Abdullah\u2019t\u0131r. Ona nesebi soruldu\u011fu zaman; \u201cBen; Selman b. \u0130slam\u2019\u0131m\u201d demi\u015ftir (\u0130bn Sa\u2019d &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[396],"tags":[882,870,871,873,872,883,874,875,881,1510,879,876,877,869,878,880],"class_list":["post-712","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-sahabeler","tag-bilinen-sahabeler","tag-hendek-savasi","tag-hz-muhammed","tag-islami-yol","tag-iranli-sahabeler","tag-meshur-sahabeler","tag-sahabe-hayatlari","tag-sahabe-i-kiram","tag-sahabeleri-ogreniyorum","tag-sahabeler","tag-selma","tag-selman","tag-selman-farisi","tag-selman-farisi-r-a","tag-selman-farisi-hayati","tag-unlu-sahabeler"],"amp_enabled":true,"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/islamidavet.com\/cocuk\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/712","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/islamidavet.com\/cocuk\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/islamidavet.com\/cocuk\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/islamidavet.com\/cocuk\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/islamidavet.com\/cocuk\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=712"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/islamidavet.com\/cocuk\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/712\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/islamidavet.com\/cocuk\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=712"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/islamidavet.com\/cocuk\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=712"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/islamidavet.com\/cocuk\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=712"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}