Aşura Kültürü'nün İmam Humeyni'deki TecellileriKitaplar

İmam Humeynî(ra)’nin ilk ‘Kıyama Hazırlık Bildirisi’

11

İMAM HUMEYNÎ (RA)’NİN İLK ‘KIYAMA HAZIRLIK BİLDİRİSİ’

Bismillahirrahmanirrahim

“Allah için kıyam, ıslah-ı cihanın tek yoludur!”

“De ki: ‘Size bir öğüt veriyorum; Allah için ikişer ikişer ve teker teker kıyam edin…”(Sebe (34): 46)

“Allah-u Teala, bu yüce kelamında; tabiatın karanlık durağının başından, tâ..seyr-i insaniyetin sonuna kadarını beyan etmiş ve âlemlerin Rabbi, öğütler içerisinden en iyisini seçerek insanlığa sunmuştur. Bu kelime (Kıyam kelimesi), dünyada ıslahın yolunu tam olarak anlatabilen, tek kelimedir… Allah için kıyamdır ki; İbrahim Halil’ur Rahman’ın, hilletmakamına ulaşmasını sağlamış ve tabiat âleminin çeşitli cilvelerinden (kendisini) kurtarmıştır.

Halil gibi ilm’el-yakine ulaş!…

La uhibb’ul-afilin nidasında bulun!…[1]

Allah için kıyam sayesindedir ki, Mûsa Kelimulllah tek bir asası ile Fir’avnlara galebe çaldı ve onun bütün tahtını-tacını ortadan kaldırdı., ve ayrıca; bu kıyamı, O’nu, mahbub makamına ulaştırdı…

Allah için yapılan kıyamdır ki; Hazret-i Hatem’ün Nebîyyin’in (as), tek başına olduğu halde, bütün cahiliyet itikad-âdet-gelenek ve göreneklerine galib gelmesini sağladı;.. Putları, Allah’ın evinden dışarı fırlattı ve onun yerine tevhid ve takva’yı yerleştirdi ve O’nun mukaddes Zat’ını, ‘Kaabe Kavseyni ev Edna!’[2] makamına yüceltti…”

“Bedbahtlığın ve Kötü Günlerin Çatması, Şahsî Çıkarlarımız İçin ‘Kıyam’ Etmemizden Dolayıdır”

“Bencillik ve ‘Allah için kıyamı terk etme..’, bizi bu kara günlere sürüklemiş, diğerlerinin bizi yenmesine ve de İslam Ülkeleri’nin, başkalarının yönetimi altına geçmesine sebeb olmuştur. Kendi şahsî çıkarları doğrultusunda yapılan kıyam, İslam milletinin kardeşlik ve vahdetruhunu da söndürmüştür.”[3] İlaahir…

İmam Humeynî’nin (ra) bu ilk-alenî kıyam çağrısı yavaş yavaş etkisini göstermiş, zeki ve akıllı talebe-ulema ve halkın muhtelif kesimi üzerinde uyarıcı, önemli izler ve yankılar vücûda getirmiştir…

Bundan sonra, daha da bir dikkat ve itina ile siyasî ve içtimaî gelişmeleri izleyen İmam Humeynî (ra), İslam’ın aleyhine olan ve olacak tüm olaylar-icrâatlar üzerine eğilmiş, direkt müdaheleler ile önleyici rol oynamıştır. Bazan, devlet yöneticilerini, gayr-ı İslamî icraatlarından ve habis niyetlerinden dolayı uyarmakta, gerektiği takdirde ciddi şekilde tehdit etmekte ve İslam’a zıt adım atmalarına, büyük bir cehd-ü gayret ve eşsiz cesaret-şecaat ve dirayetle fırsat vermemektedir… Bazan da, konuyu mektub, telgraf veya bildiriler kanalıyla, direkt olarak halka, bilhassa halk üzerinde müessir olan ulema-bilgin-yazar-düşünür..sınıfına en veciz ve öz şekilde intikal ettirmekte, İslam’ın aleyhinde icra edilen-edilmek istenen muhtemel oyun ve komplolar karşısında kamuoyunu (uyararak) canlı tutmaya çalışmaktadır… Vatan ve milletin aleyhine olan ve olacak tüm gelişmeler hususunda da aynı hassasiyeti gösteren İmam Humeynî (ra), böylece; İran toplumunun fiilî-fahrî hâmisi ve müdafiî, yönetimin de eli tetikte denetleyicisi misyonunu üstlenmiş bulunmaktadır…


[1] Yani; “Ben ‘ufûl edenleri (kaybolup-batanları) asla sevmem!” [En’am(6): 79];… ayetine telmihte bulunuyor.

[2] Yani; “.. İki yay (kavis) aralığı kadar yahud daha da ‘edna’! (çok az şekilde yaklaştı!)!…”[Necm(53): 9];…

[3] Bakınız Sahife-i Nur: 1/3; ve; bu muhteşem uyarıcı-uyandırıcı mesaj şu beyanlarla devam etmektedir: “…/… Ey İslamî ruhanîler! Ey rabbani ulema! Ey dindar bilginler! Ey din-sever hatipler! Ey Allah dostları olan dindarlar! Ey, Hakk’a tapan Allah’ın dostları!.. Ey şerefli olan Hakk’a tapanlar!.. Ey, şerefli vatanseverler!.. Ey namuslu vatan-perverler!…; Âlemin yaratıcısının nasihatlarını okuyun! Ve teklif ettiği, ‘tek ıslah yolu’nu kabul ediniz!… Ve; şahsî çıkarlarınızı terkedin ki, iki cihandaki saadetlere nail olabilesiniz!…/…

Bugün, öyle bir gündür ki; Ruhanî-İlâhî ‘nesim’ (rüzgar) esmeye başlamıştır, ‘ıslah kıyamı’ için en iyi gündür!… Eğer, fırsatı kaçırır ve Allah için ‘kıyam’ etmezseniz ve ‘dinî’ merasimleri geri döndermezseniz, yarın bir avuç ‘şehvet peşinde koşan deyyuslar’, size mübtela olacak ve sizin bütün din ve şerefinizi, kendi ‘batıl’ isteklerinin ‘kurbanı’ edeceklerdir. Bugün siz, âlemlerin Rabbi huzurunda ne gibi bir ‘özre’ sahipsiniz?…

Tebrizli bir adamın, sizin dininize, asılsız-dayanaksız olarak yazdığı kitapta, söverek İmam Sadık ve Kayıp İmam’a (Ruhum ona feda olsun!) o kadar hakarette bulundu da, hiç birinizden ses çıkmadı!.. Bugün, Allah’ın mahkemesi karşısında nasıl bir ‘özür’ ileri süreceksiniz?… Bu, nasıl bir zaaf ve çaresizliktir ki, sizleri de kuşatmıştır?… Ey, bu sayfalarıtoplayıp bölgelerin ulema ve hatiplerinin hizmetine ulaştıran muhterem zat!…; acaba, onların ‘tefrikalarını’ azaltan ve onlara ‘İslamî amaçlarda’ birliktelik kazandıran bir ‘kitap’ hazırlayıp, ‘ülkenin’ herhangi bir köşesinde, ‘dine’ karşı bir ‘saygısızlık’ sözkonusu olduğunda, ‘hep birlikte’ (tek yürek ve tek yönde) onun üzerine gidilmesi gerektiği konusunda da ‘imza’ toplama ve ona karşı böylece ‘kıyam’ edilse, daha iyi değil midir?…

Gidin, dindarlığın ne demek olduğunu; en azından kendi dinlerine mensup bir kimseyle,uzak bir yerde dahi olsa, onunla irtibat halinde olan hassas-önemli merkezler teşkil eden ve ona herhangi bir şey olduğunda da ayaklanarak, onun yardımına koşmaya çalışanBahailerden öğrenseniz daha iyi olur!…

Sizler ise, ‘meşru’ hakkınızı almak için bile ‘kıyam’ etmediniz!… Dik kafalı dinsizler ise;meydan okurcasına kalkıp, ülkenin her bir köşesinde, dinsizlik terennümü başlattılar. Ve çok yakın bir zamanda da, tefrikaya düşmüş olan sizlere karşı üstün gelecekler ve böylece; Rıza Han zamanından daha kötü günlerle karşılaşacaksınız!…

“… Kim Allah’a ve Resulü’ne (itaatla) hicret ederek evinden çıkar da, sonra ‘ölüm’ kendisine yetişirse, muhakkak ki onun ecri Allah’ın üzerine ‘vaki’ olmuştur…”[Nisa(4): 100]; (Sahife-i Nur: 1/ 4);…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı