
Dinimizde iman, en genel şekliyle peygamberimizin Allahu Teala’dan aldığı haberleri, emir ve hükümleri kabul edip bunların doğru olduğuna gönülden inanmak anlamına gelmektedir.İki kısmı vardır:
1- Kalp ile tasdik: Bu ana rükündür. Zira kişide iman olmasının ana sebebi budur.
2- Dil ile ikrar: Buna rükn-ü zaid denir. Bu rükün sayesinde kalp ile tasdik sonucu kalpte oluşan iman insanlar tarafından bilinir ve o kişiye evlenmek, miras, cenaze namazı gibi İslami hükümler uygulanabilir.
Lisan ile Kelime-i Şehadeti söylemek ikrar, kalp ile manasına inanmak ise tasdik olmuş olur.
İnsanlar,tasdik ve inkar bakımından dört kısımdırlar:
1-Mü’min: Allah’a, Hz. Peygamber’e(as) ve onun getirdiği her şeye kalpten inanıp bunları kabul eden kişiye denir.
İnanılması gereken şeyleri kalp ile tasdik edip, dil ile de ikrar eden kimsedir.
2- Kafir: İmanın esaslarını kalbiyle inkar eden ve bunu dili ile de açıkça söyleyen kimsedir.
3- Müşrik: Allahü Teala’ya (c.c.) başka ilahları ortak koşan kimsedir.
4- Münafık: İnanılması gereken şeylere kalp ile inanıp tasdik etmeyen, fakat mü’minleri kandırmak için dilleri ile inandıklarını söyleyen kimselerdir.
“Münafığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman sözünden döner, kendisine bir şey emanet edildiği zaman hıyanet eder.”
İMANIN DERECELERİ
İman iki kısma ayrılır:
1- İcmali İman: İnanılacak şeylerin hepsine birden kısaca inanmaktır. Bu da Kelime-i Şehadeti lisan ile okuyup kalp ile tasdik etmekle olur.
2- Tafsili İman: İnanılacak şeylere açık ve tafsilatlı bir şekilde inanmaya denir.
