Üstad Hizbullah Hakverdi’den Kerbela ve Aşura 8
Devamını Oku »Hizbullah HAKVERDİ’den Aşura
Kerbela: Allah’a (cc) gerçekten dayanmış, O’na (cc) yakînen inanmış ve O’nun nûrunun rengine boyanarak O’nda (cc) fenâ bulmuş, sayıca çok az ve çok zayıf, fakat; ruh ve manaca en büyük beşerî gücün zirvesine ulaşmış biravuç Allah sevdalısı yiğidin, asrın süper gücüne karşı kahramanca direnişinin, en küçük bir havf ve zillet alâmeti göstermeyişinin, sefih güçleri ve uşaklarını rezil-ü rüsvay edişinin tarihî…
Devamını Oku »Kerbela: Cahilliyenin yeniden, hem de hak libasını giyinerek ve muhlis rolüne bürünerek zuhûru, nifakta yarışın hızlanması, giydirilmiş kütük gibi olan dil-baz şarlatanların rû-nûması; maymunların minber-i Resule (as) musallat olması ve melik-i adudların İslam’a ve Ümmet-i Muhammedî’ye mel’unâne ve tağutâne tasallutta bulunmasıdır… (Üstâd Hizbullah HAKVERDİ)
Devamını Oku »Kerbela: Mazlumların kanıyla-malıyla beslenen tağutların (zakkum ağacının ürünü olan) ulûfeleri ile beslenen kemikçilerin üşüştüğü ve kapıştığı zakkum sofrasıdır.(Üstâd Hizbullah HAKVERDİ)
Devamını Oku »“Hazret-i Hüseyn, bir ara küçük yavrusu Abdullah, dizinde ve kucağında olduğu halde oturuyordu. Abdullah, o zaman üç yaşında idi. Küfe leşkerlerinin attıkları oklar Hazret-i Hüseyn’in (as) sağına-soluna, önüne ve arkasına düşüyordu. Ben-i Esed’den bir adam, bir ok atarak Abdullah’ı boğazından vurdu. Hazret-i Hüseyn (as), kanla dolan avuçlarını yere boşalttı. Ve: “Ey Allah hm! Bize, göklerden yardım etmeyeceksen, hakkımızda ondan daha…
Devamını Oku »Hazret-i Hüseyn’in eshabından Süveyd b. Amr’dan başka kimse kalmayınca büyük oğlu Aliyy’ül-Ekber (as) savaş meydanına çıkıp: “Ben, Ali b. Hüseyn b. Ali’yim!.. Beyt’in Rabbine andolsun ki, biz daha yakınız Peygambere;.. Şimr’den, Şebes’ten ve babası belirsizin oğlundan!… Vallahi bizim hakkımızda, babası belirsizin oğlu emir ve hüküm veremez! Şeklinde recezler söyliyerek kahramanca savaşırken, Mürre b. Munkiz adındaki bir mel’un tarafından mızraklanıp yere…
Devamını Oku »Mel’un Küfe leşkeri tarafından, Hazret-i Hüseyn (as) ve mazlum eshabının (ra) çadırları yakıldıktan sonra, Ebu Sümame Amr b. Abdullah es-Saidi (ra)’nin öğle namazı vaktinin geldiğini hatırlatması üzerine: “Namazı iyi hatırlattın. Allah seni, namaz kılanlardan ve zikredenlerden kılsın!… Sor bakalım, namaz kılıncaya kadar bize müsaade ederler mi?” diyen Hazret-i Hüseyn (as) ; Küfe ehli bir ara saldırıyı durdurunca şanlı eshabına son…
Devamını Oku »“Ey Allah ‘ım! Her üzüntüde, sıkıntıda en sağlam güvencim, her darlıkta ümidim sensin!.. Hakkımdaki her işte, benim en sağlam güvenç ve dayancım sensin!… Senin indirdiğin musibetlerden, kalbe zaaf verecek, tedbirler azalıp yetişmeyecek, dostlar-arkadaşlar bırakıp ayrılacak, düşmanlar sevinecek ne kadar musibet ve kederler varsa, ben onların hepsinden şikayetimi yalnız sana arzeder, senden başkasından yüz çevirir, Sen’i ister ve Sana yönelirim! Bütün…
Devamını Oku »Ali Bin-i Hüseyn (Zeyn’el-Abidin) (as) anlatıyor: Babam; “Ey zaman! Üff!.. Bıktım senin arkadaşlığından!… Senin nice sabah ve akşamlarına sahip ve talip olanlar, ölmüş gitmişlerdir… Zaten zaman, iyi ve sâlih kişileri tüketmeye doymaz!.. İşler, ancak Celil olan Allah’a rücu eder!….; Her canlı, ahiret yoluna çekilir-gider!…” diyordu. Bunu, iki-üç kere tekrarlayınca, Babam’ın bununla ne demek istediğini anladım. Hıçkırmağa başladım, göz yaşlarımı tuttum,…
Devamını Oku »HAZRET-İ HÜSEYN’İN (as) ESHABINA HİTABI “Başımıza gelen işi görüyor ve biliyorsunuzdur! Dünya değişmiş, sevimsizleşmiş, bizden yüz çevirmiştir. Dünya, bitmiş-gitmiş; ondan, kap içinde kalan artık gibi artıklardan başka bir şey kalmamıştır. Hayat; otlakta otlamak gibi değersizleşmiştir. Görmüyor musunuz?: Hak işlemez, batıl ise, son derece rağbet edilir-üzerine düşülür olmuştur!… Mü’min olan, Allah’a kavuşmağa rağbet eder. Bence; şehidlikten başka ölüm, değersizdir. Ben; ancak,…
Devamını Oku »“Ey İnsanlar! Resulullah (sav) buyurmuştur ki: “Kim, zalim bir sultanın, Allah’ın haram kıldığını helalleştirmek istediğini, Allah’ın ahdini bozduğunu, Resulullah’ın sünnetine muhalif olarak Allah’ın kullarına düşmanlık ettiğini ve günah işlediğini görür de, onu fiil veya sözle değiştirmeye çalışmazsa, Allah ‘ın, zalim sultanı sokacağı yere (cehenneme) onu da sokması, üzerine düşen bir haktır!”. Haberiniz olsun ki; onlar, şeytana itaatı iltizam, Rahman olan…
Devamını Oku »“Ey insanlar! Mazeretimi, önce Allah-u Teala (cc) ‘ya, sonra da sizlere arz ederim. Sizin gönderdiğiniz mektuplarınız, saldığınız elçileriniz bana gelmedikçe, ben buraya gelmiş değilim. Siz: ‘Yanımıza gel! Bizim uyacağımız imam ve önderimiz yok. Ola ki, Allah senin sayende bizleri doğru yolda toplar!’ dediniz…. Eğer siz, sözünüzün üzerinde duruyorsanız ve bana sağlam and vetatmin edici sözlerinizden de söz veriyorsanız, sizinle birlikte…
Devamını Oku »











