İslâmi Davet
| Sitemize 5 Ekim 2017 (2) 28 Eylül 2017 (6) 27 Eylül 2017 (2) içerik toplam 689 içerik vardır. Facebook Twitter Youtube

ALİYY’ÜL-EKBER’İN ŞEHADETİ

Hazret-i Hüseyn’in eshabından Süveyd b. Amr’dan başka kimse kalmayınca büyük oğlu Aliyy’ül-Ekber (as) savaş meydanına çıkıp: “Ben, Ali b. Hüseyn b. Ali’yim!.. Beyt’in Rabbine andolsun ki, biz daha yakınız Peygambere;.. Şimr’den, Şebes’ten ve babası belirsizin oğlundan!…
Vallahi bizim hakkımızda, babası belirsizin oğlu emir ve hüküm veremez! Şeklinde recezler söyliyerek kahramanca savaşırken, Mürre b. Munkiz adındaki bir mel’un tarafından mızraklanıp yere düşürüldü ve Küfeli caniler de üzerine üşüşüp kılıçlarla parça parça ettiler. Derhal başucuna giden Hazret-i Hüseyn (as): “Yavrucuğum! Allah, seni öldüren kavmi öldürsün! Onlar Allah’a karşı ayaklandılar ve Resulullah’a olan saygıyı-hürmeti kaldırdılar. Onlar, Allah’a ve Resulü’ne karşı saygısızlık etmekte ne kadar cesurdurlar. Senden sonra dünyanın ne önemi var? Senden sonra dünya, bana bir toprak yığınıdır!” diyerek, kalbî ve derunî hicrânını terennüm eyledi. Ve; üç nâzenin oğlunu Kerbela’da şehid verirken metanetini koruyan Hazret-i Zeyneb (as), Aliyy’ül-Ekber’in şehadetini görünce, hemen çadırdan dışarı fırlayarak kendini Aliyy’ül-Ekber’in mübarek na’şının üzerine atarak: “Eyvah!.. Kardeşciğim! Kardeşimin oğlu!…” diye feryad etmeye başlayınca; Hazret-i Hüseyn (as) tarafından zorla kaldırılıp çadıra götürüldü ve diğer evlatlarına: “Haydi, kardeşinizi taşıyınız!” buyurarak, şehid-i mazlum yavrusunun mübarek na’şının, çadırların yanma alınmasını sağladı… (İslam Tarihi/Kerbela Faciası: 166-167); (Taberî: 6/250-256’dan naklen); (İbn’ül-Esir: 4/76;)

ALİYY’ÜL-EKBER’İN ŞEHADETİ Konusuna Ait Etiketler

Yukarı Çık